
knee
i. diz.
knee
diz
knee
diz
knee chest position
diz göğüs pozisyonu
knee deep
dizboyu
knee joint
diz eklemi.
knee joint
dirsek mafsalı
knee-deep
s. diz boyu derinliğinde.
knee-high
s. dize kadar yükselen, diz boyunda.
knee-high to a grasshopper
k. dili çok kısa boylu.
knee-jerk
s. düşünmeden yapılan, tepke olarak yapılan.
kneecap
dizkapağı
kneel
f. (knelt/-ed)
kneel
diz çök
Türkiye'nin EN BÜYÜK firma rehberi / www.firmalarim.com
İngilizce Türkçe sözlük - Türkçe İngilizce sözlük / www.turkceye.com